İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

OSMANLI DEVLETİ’NDE “TUTİLER” VE KUŞ SEVGİSİ

​Nusret Karaca (Araştırma ve Derleme Notlarından Seçkiler)

​Eski Türk devletlerinde ve Osmanlı’da kuş sevgisi, yalnızca estetik bir merak değil; kökleri inanç, gelenek ve doğayla kurulan derin bağa dayanan köklü bir kültürdür. Bu geleneğin izleri Oğuz Kağan Destanı’na kadar uzanır; 24 Oğuz boyunun her birinin kutlu saydığı birer yırtıcı kuşu, yani ongunu olduğu bilinmektedir.
​Osmanlı saraylarında da muhtelif cinsten kuşların beslenmesi bir gelenekti. Fatih Sultan Mehmet’in Eski ve Yeni Saray’daki hayvanat bahçelerinde yer alan kuşhaneleri dönemin tanıkları tarafından sıkça anılır. Bu ilginin mimarideki en belirgin izlerinden biri de Dolmabahçe Sarayı’nda günümüze kadar ulaşan Kuşluk Kasrıdır.
​Sarayın Şekerle Beslenen Misafirleri: Tutiler
​Osmanlı sarayına doğudan gelen en ilgi çekici ve zarif hediyelerden biri de rengârenk tutiler, yani papağanlardı. Bu kuşlar özel olarak şekerle beslenir, konuşma talimleri yapmaları için önlerine aynalar konulurdu.
​Rivayete göre Şehzade Cem’in gurbet ve sürgün yıllarında kendisine arkadaşlık eden, söylediklerini dinleyip taklit edebilen son derece eğitimli bir tutisi vardı. Cem Sultan’ın vefatının ardından İstanbul’a getirilen kişisel eşyaları arasında bu sadık kuşun da yer aldığı anlatılır.
​Edebiyatta ve Mimaride Kuş Simgesi
​”Tuti” kelimesi Türkçede papağan anlamına gelmekle birlikte, eski edebiyatımızda ve Divan şiirinde “tatlı dilli, güzel konuşan kişi” anlamında sıkça kullanılmıştır. Nitekim Nef’î’nin şu meşhur dizesi bu benzetmenin en güzel örneklerindendir:
​”Tûtî-i mu’ciz-gûyem ne desem lâf değil…”
(Mucizeler gibi güzel konuşan bir papağanım, söylediğim söz boş değildir…)
​Doğu edebiyatının en ünlü anonim klasiklerinden Tûtînâme (Papağan Kitabı) da bir papağanın sahibine anlattığı ahlaki ve eğlenceli hikâyeler üzerinden şekillenir.
​Kuş sevgisi saray duvarlarıyla da sınırlı kalmamış, sivil mimariye ve şehir dokusuna yayılmıştır. Camilerin, medreselerin ve evlerin rüzgâr almayan cephelerine inşa edilen estetik kuşevleri (kuşsarayları), Osmanlı insanının doğadaki diğer canlılara duyduğu merhamet ve estetik anlayışın somut birer nişanesidir.

​Not: Bu yazı; Eyüp Lisesi ve Eğitim Enstitüsü ders konuları, tarih sohbetleri, paneller ve gazete-dergi-tarih portalı (29 Ocak 2015 nusretk tarih portalı,18 Haziran 2023 Sanat Tasarım Gazetesi) kaynak bilgilerinden toplanan kısa notlardan derlenmiştir. (12 Ağustos 2026)

​Kaynak Önerileri:
​Sarayda Kuşçuluk Teşkilatı (Kuşluk-u Hümâyûn)
​Vâkıât-ı Sultan Cem
​TDV İslâm Ansiklopedisi – “Kuşevi” maddesi (Şükrü Akalın)
​Dolmabahçe Sarayı / Kuşluk Bahçesi, Milli Saraylar Yayınları
​Sanat Tarihi Sözlükleri,Sözlükler.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin