Ümit Gezgin
Ressamlar yapay zekanın ortaya koyduğu marifetler noktasında şoka girmiş durumdalar ve ne yapacaklarını şaşırmış vaziyetteler.. en sıradan insanlar bile ellerindeki telefonlarla her türlü resmi yapar hale geldiler.. öyle ki aynı zamanda ressamlar da yapay zekayı kullanarak resimlerini yapıyorlar veya tamamlıyorlar…

Yapay zeka ve ressamın zekası arasında farklar olmasına var da.. bunlar kimin umrunda.. sıradan insan için resmin cicili bicili bir şey olması yeterli.. yapay zeka vasıtasıyla üretilmiş resimler artık her yeri süslemeye başladı.. alt tabakanın hiçbir şeyle belki alakası yok ama.. orta sınıf için yapay zeka ile üretilmiş resimler bütün evleri, büroları, işyerlerini süslemeye çoktan başladı…

Çağdaş Sanat Fuarları’na bakıldığında artık yapay zeka üretimleri her stantta yerini almış vaziyette.. genç kuşak görsel sanatçıları yapay zeka destekli üretimlerle kendilerini büyük sanatçı olarak ilan etmiş vaziyetteler zaten…

19. yüzyılda fotoğrafın icadıyla şoka girmiş ressamın ikinci şok dalgası yapay zekayla devreye giriyor.. yapay zekayla yapılan resimlerin, sanatsal zekayla yapılanların önüne geçtiği bir dönemi yaşıyoruz.. artık yapay zeka her yerde.. ve kültürel düzeyi düşük toplumlarda bu ayrımın yapılabilmesine imkan yok…

Yapay zekada ruh yok.. ruh ve ruhsuzluk üzerine kurulu üretimler.. insanın yaptığı bir resim aynı zamanda duygusal, düşünsel bir süreci barındırıyor.. bu süreç geriye de döndürülemez bir gerçeklik işaret ediyor.. yapay zekada bu yok.. saniyeler içinde yapay zeka istenilen bir resmi devreye sokabiliyor.. duygu yok, coşku yok.. en önemlisi ruh yok…

Fakat bu ruhsuz resimler göze indirgenmiş hayat için kıymete sahip görülüyor.. ruh taşıyan resimler nedense geri plana itiliyor.. dekoratif olan, duvarda güzel duranlar her zaman için toplumsal katmanlarda kabul görüyor.. gerçek resimle, gerçek olmayan ayrımı yapabilecek düzeyde olmadığı için toplum da, yapay zeka her zaman için ön planda yer almaya devam edecek görünüyor…






İlk yorum yapan siz olun