İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Müzik ve İletişim Uzmanı: Dr. Alp ÖZEREN Hocamızla “Sanat ve İletişim” üzerine konuştuk…

Ümit Gezgin

Müzik ve İletişim alanlarında iki doktoralı, Bezmi Alem Üniversitesi ve İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi’nde kendi alanında dersler veren: Dr. Alp Özeren hocamızla birlikte, kendi uzmanlık alanı olan: Müzik ve İletişim’in yanında, Sanat ve İletişim’i konuştuk…

Alp hocayla Kadıköy’de buluştuk.. hem önümüzdeki akademik eğitim çalışmaları hakkında fikir alış verişinde bulunduk.. hem de yaptığı çalışmalar hakkında bilgiler aldım.. son olarak yeni bir kitap çalışması içindeydi Alp hoca.. bu hem doçentlik çalışmalarını içeriyordu hem de yeni makaleler ve kitap projelerini devreye sokuyordu…

Ayrıca yeni besteleri vardı Alp hocanın.. Türkiye’nin yetiştirdiği ve iki disiplini içeren Doğu ve Batı sentezini harmanlayan ender müzisyenlerden olan Alp Özeren hoca.. hem kudümzen olarak hem de Batı müziğini çok iyi bilen bir sanatçı-akademisyen olarak göz dolduruyor, bütün çalışmaları, başta akademik müzik çalışması olarak, müzik dünyası tarafından da yakından takip ediliyordu…

Müziğin kültüre çok önemli katkıları olduğunu, belirtiyordu Alp hoca.. önemli olan müzik vasıtasıyla nesilleri olumlu anlamda yetiştirmekti.. bunun ahlaki boyutları da vardı ve müzik olsun da ne olursa olsun, denilemezdi.. çünkü müzik aynı zamanda kültürel emperyalizmin de aracı olabilirdi..buna da dikkat etmek gerekiyordu…

Müzik insan ruhunu, karakterini şekillendiriyor, giderek tüketici bir birey olup olmamasına da karar vermesine aracı oluyordu.. reklamlara bakılsın, hepsinin içinde dışında müzik vardır, diyordu Alp hoca.. ayrıca müzik duyguları da harekete geçiriyordu.. korku filminde gerilimi arttıran sahnelerden ziyade fondaki müziktir.. keza komedi filimlerindeki hikaye de böyledir…

Sanat için de böyledir.. sanat da, resim, tiyatro, edebiyat.. bunlar da aslında, temelinde bir iletişim aracı, hatta biçimidir.. şiir insanın duygularını harekete geçirir.. üzer, sevindirir, mutlu kılar.. keza resim için de böyledir.. herkes bir empresyonist resim karşısında mutlu olur.. ama Munch’un Çığlık tablosu karşısında da endişe ve korkuya kapılır.. tiyatroda kah üzülürüz kah seviniriz.. bu da sanatın iletişimin aracı olduğunu, giderek bizatihi iletişim olduğunu, iletişimin temelinin de insanı şekillendirmek anlamına geldiğini bilmek gerekmektedir…

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin