Ümit Gezgin
Meydanda durdum ve tarihi iskeleye baktım.. ne çok genç insan var, diye de düşündüm.. gelen giden vapurlardan hurra insanlar iniyorlar, biniyorlardı.. kimi bu yakaya, Kadıköy’e geçiyor, kimi de bu tarihi iskeleden Beşiktaş’a gidiyordu.. genelde gençler gidiyor geliyorlardı da, niye…

Daha öncesinde dere üstünde çizdiğim resimler aklıma geldi.. belki dedim bu meydanda da resim çizerim ve çizdiğim resimlerin videolarını çeker, YouTube kanalıma yüklerim.. heves gelince, az bir süre de olsa çiziyordum.. zaten kısa sürede eskiz tarzında çizdiğim için işim kolaydı.. rahat ve kısa sürede çizmeye okul yıllarında alışmıştım…

Sonra parkın oraya geçtim.. nemli de olsa bir banka oturdum.. öyle uzun, soluksuz yollar yürümüyordum artık.. yollar iyisinden daha da uzun, uzak görünüyordu bana.. Fenerbahçe’den Kadıköy’e gelmek ve oradan Beşiktaş’a geçmek yetiyordu.. bazen de hızımı alamaz, sahilden Caddebostan’a olmadı Bostancı’ya yürür.. fotoğraf çeker, video çeker ve resim çizerdim…

Sabah yoğun yağmur yağıyordu.. hatta evden çıkınca yağmurla karşılaşmış, biraz ürkmüştüm.. eve dönüp sıkı mı giyineyim, şemsiye mi alayım acaba, gibisinden düşünceler geçti aklımdan.. sonra vazgeçtim.. işte şimdi Kuşdili’ne çıkarken güneş açmış, etraf şenlenmişti.. güneş şenlendiriyordu çevreyi, tabiatı, sokakları ve meydanları da…

Fotoğraf çeke çeke ilerlediğim için ne kadar gittiğimin, ne kadar zaman geçtiğinin farkında da pek olmuyordum.. kafamda hep sonra buraların resimlerini çizerim yatıyordu.. ilginç manzaraların, görüntülerin, hareketlerin resimlerini yakalamaktı amacım..en hareketli görüntüyü bile birden donduruyordunuz.. aslında yaşamı buzdolabına kaldırmak gibi bir şeydi bu.. biraz da insanın kendisini kandırması.. hiçbir şey aslında donmuyor ve durmuyordu.. her şey akıyordu, değişiyor, gelişiyor ve yok oluşa sürükleniyor, sonra yeniden doğuyor, gelişiyor ve canlılık haline geliyordu.. oysa fotoğraf çekmek dondurmak, bir boyutuyla yaşamı, dinamizmi öldürmek anlamlarına geliyordu…

Sahildeki meydana doğru ilerliyordum.. Kadıköy merkezdeki, çarşıya girmeden önceki otobüs duraklarına, yaşlıların oturduğu ara meydana, Kurukahveci Mehmet Efendi dükkanlarının önüne gelmiştim.. evet, burada daha çok yaşlılar vardı.. bunlar geri kalmış semtlerden buraya geliyorlardı.. yaşlıydılar.. nasılsa ücretsizdi ulaşım bunlar için.. buralarda akşama kadar oturup çevreyi, güzel kızları, ilginç tipleri seyrediyorlar, bir nevi oyalanıyorlar, gün dolduruyorlardı.. ara sıra da telefonlarına bakıyorlardı…

Kurukahveci’nin yanındaki tarihi bina da makarnacı olmuştu.. karşısı simitçiydi.. onun hemen yanı kahveci, onun yanı pastane, yanı şekerci.. böyle gidiyordu.. daha çok yeme içme mekanları.. yemeği içmeyi ne de çok seviyordu bu toplum.. başka bir şey de düşünmüyordu zaten.. yemek yerken bile yemeği düşünen ve onun muhabbetini yapan bir toplumdu…

İskele meydanına, tarihi vapur iskelesinin binasının karşısına gelmiştim işte.. vapura da daha vardı.. her yarım saatte bir vapur yanaşıyor, yolcu indiriyor ve sonra da bindiriyordu.. Beşiktaş’a, adalara giden vapurlar burdan kalkıyor, yüz metre ilerisinden de Boğaz’a giden motorlar kalkıyordu.. aynı zamanda oradan adalara giden motorlar da kalkıyordu…

Meydanda olmak insanın içini açıyordu.. yan tarafta yine bir balıkçı heykeli vardı.. niye yapılmıştı, kim yapmış, kim yaptırmıştı meçhul.. burada artık balıkçılar yoktu.. Kadıköy balıkçı kasabası ve mekanı da değildi.. hangi aklı evvelin aklına uyulmuş ve kaça, kime yaptırılmıştı.. belli değil.. bu para işleri sır gibi saklanıyordu belediye tarafından, anlamak da mümkün değildi.. her yere zırt pırt, yarışma açılmadan heykel yaptırılıyor, kaça yaptırıldığı da saklanıyordu…

Haydarpaşa’yı da görüyordum.. ayrıca Beşiktaş’a gidecek vapur da uzaktan görünmüştü.. belki vapurda resim çizerim, diyordum içimden.. o da belli olmuyordu ya.. iştahın bir anda kaçabiliyordu.. ressam rahat, huzur içinde olmak, güven duymak ve çevreyle, doğayla uyum sağlamak, yaratıcılığının teşvik edilmesini istiyor ve bekliyordu.. ee bunları her zaman yakalamak da imkan dahilinde değildi…






İlk yorum yapan siz olun