İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Tarihi iskeleye bakarak resim çizdim…

Ümit Gezgin

Tarihi iskeleye bakarak resim çizdim.. fazla uzun sürmedi resim..zaten orta boy resim kağıdına çiziyordum dışarıda resimlerimi..açık alanda ve kamunun önünde.. insanlar, gelip geçenler bakıyorlardı, anlamak için bakıyorlardı ve bazıları da sorular soruyorlardı.. küçük çocuklar annelerinin ellerinden tutmuş ve yanıma yaklaşmış ve ne çizdiğimi sormuşlardı…

Bu anlamda da hiç değilse çocuklara resim sanatı konusunda faydalı oluyordum.. sonra uzaklara bakıyordum, Boğaz’dan türlü tankerler geçiyor.. bazıları Karadeniz’e, bazıları da Marmara’ya, oradan da Akdeniz’e açılıyor ve başka limanlara dümen kırıyordu… Kadıköy’deki tarihi iskeleye gitmek için yola çıkmıştım ve reklam tabelaları artık her yerdeydi…

Otobüs durağına ulaştım ve resim defterimi çıkararak duraktaki insanları, ağaçları ve uzaklardan yaklaşan araçları çizmeye başladım.. mavi gökyüzünün içinde yüzen birkaç bulut da vardı ve onlar da hoşuma gidiyordu.. sonra martılar bulutlara doğru uçuyordu…

Kadıköy otobüslerinin oraya ulaştım ve bir otobüs geliyordu ve sağlı sollu binalar yükseliyor, insanlar da çarşı içine doğru akın ediyor, bazıları kafelere sapıyordu…

Dr. Alp Özeren hocayla karşılaştım o ara ve bir çay içimi oturduk Simit Sarayı’na.. kalabalıktı bayağı.. insanlar gidip geliyor, çay içiyordu ve büyük çay doksan beş liraydı…

Sahaflara, kırtasiyelere doğru birlikte ilerledik.. kırtasiyeden kullandığım kalemlerden sordum, kalmamıştı.. yoktu, bulamıyordum.. bu kalemlere alışmıştım ve başka kalemlerle konsantre olamıyor ve doğru düzgün resim çizemiyordum.. alıştığımız şeyler bize daha kolay ifadeler sağlıyordu…

Alp hocadan ayrılarak Beşiktaş’a geçme düşüncesiyle tarihi iskeleye doğru ilerledim ama, kalabalığı görünce biraz ürktüm.. kalabalık vapura binmek istemiyordum.. ne çay içebiliyor ne de oturacak yer bulabiliyordun.. artık yaz kış dünyanın her tarafından gelen turistler vardı ve onlar da İstanbul’un her yerine dağılıyordu artık.. eskiden sadece turizm bölgesi olan Sultanahmet’e takılanlar.. şimdilerde İstanbul’un her yerinde görülüyordu…

Vapur yanaşmıştı, bekleyenler vardı.. bayraklar dalgalanıyor, meydan düzenlenmesine devam ediliyordu.. deniz dalgalı bulutlar sakin ve onurluydu.. insanlar, işlerine güçlerine gitmek istiyorlardı.. onun için bekleyenler vardı…

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin