Prof. Dr. Ümit Gezgin
Portre nedir ve ressam niye portre resmi yapar, otoportresini yapar.. burdaki amaç nedir…

Tüm bunların üzerinde düşünmek gerekmektedir.. her ressamın kendini ifade ettiği, yani portresini yaptığı gelenek vardır.. burada ressam, sanatçı olarak toplumdan farklı yönlerinin olduğunu, ayrıcalıklı bir kişi olduğunu, düşünmesinin neticesinde otoportre ortaya çıkıyor…

Otoportreyi ben de denedim.. ama bir otoportre ressamı olduğumu söyleyemem.. bu bir anlamda başka insanların yüzünde ne gördüğünün ötesinde ressamın, kendi resmini, yüzünü ve kişiliğini nasıl gördüğünün, görmek istediğinin yansıması olarak da karşımıza çıkıyor, özellikle otoportrede…

Bir kişinin yüzünün benzerinin üretilmesi değil aslında portre sanatı.. ruhunun keşfedilmesi ve kişiliğin anlatılması üzerine kurulu.. portre sanatını sürdüren ve portre resmi yapmış olan ressamların ortak noktası bu.. gerçekliği arama.. bu gerçeklik kişilik gerçekliği elbet.. ressam otoportrede de, portrede de aradığı olgu, kendine göre gerçekliği ortaya koymak istemesi.. zaten sanatın anlamı ve amacı da bu.. ressamın kendine göre bir dünya tarif etmesi olgusu…

Portrede poz verme de vardır ve bu poz, aslında kişinin bütün yönlerini ortaya çıkarmaz.. doğal olarak poza dayalı portre ressamlığında da yine bütün yönler ortaya çıkmaz ve kişilik de adeta yarım kalır, gölgede kalır…
Portre fotoğrafçılığıyla, ressamlığı arasında ciddi bir fark vardır.. fotoğraf kaydeder ve yansıtır.. an’ı yansıtır fotoğraf.. oysa portre ressamı kişinin yüzünü, kişiliğini de düşünerek yorumlar.. her ressamda portre başka şekilde ortaya çıkar…

Dönemden döneme de portre anlayışı değişmektedir.. ama değişse bile portre bütün tarihi boyunca hep statü olgusu olarak yansımıştır.. kralların, tüccarların portreleri yapıldı.. onlarla kendini eşit gören portre ressamı da aynı zamanda otoportreye de yöneldi…

Van Eyck’tan Leonardo’ya, oradan Valezguez’e kadar birçok farklı ressam kendi anlayışlarına göre portreler yapmışlardır.. her biri portreye başka başka boyutlarda bakmışlardır.. keza yine Rembrandt ve Giacometti de, kendine özgü bakış açılarına göre portreye yönelmiş, portrede başka gerçeklikler aramışlardır…

Hegel’e göre sanat tinin algıyla ilgili görünüşü.. yüz gerçekliği, bedenin, ruhun ve kişiliğin en iyi ifade aracıdır.. yüzdür aslında insanın gerçekliği.. kişilik, ruh, var oluş hep onda anlam ve varlık kazanır…






İlk yorum yapan siz olun