İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Küratörlüğünü Dr. ZEYNEP ÖZTÜRK’ün Yaptığı, Ressam AYDIN BİÇEN’in, CUBART GALLERY’deki, “İz, Bellek, Direnç” Sergisinden İzlenimler…

Prof. Dr. Ümit Gezgin

Küratörlüğünü Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Öğretim Elemanı: Dr. Zeynep Öztürk’ün yaptığı, Ressam Aydın Biçen‘in resim sergisindeydim…

Sergiye Müzik Eleştirmeni ve Öğretim Üyesi: Dr. Alp Özeren’le görülmemiş bir yoğun yağmur altında gittik.. bardaklardan, çatılardan yağmur oluk oluk yağıyor, sadece insanlar değil, araçlar da yolda ilerlemekte zorluk çekiyordu…

Galeriye ulaştığımızda güzel bir atmosferle karşılaştık.. hem cafe, restaurant ve galeri olarak kullanılan mekan herkese açık özelliğiyle kişilikli bir vizyon sahibi olarak görülüyordu…

Üst kattaki galeri mekanına yöneldiğimizde bu yoğun yağmura rağmen kalabalık bir sanatsever kitleyle karşılaştık.. Zeynep hoca herkesle ilgileniyor, sorulara cevaplar veriyor, sergi, resimler, sanatsal vizyon ve sanatçının misyonu hakkında açıklamalarda bulunuyordu…

Her zaman başarılı ve özgün sergilere ve yine alanında belli çıtanın üstündeki sanatçılara küratörlük yapan Dr. Zeynep Öztürk hocamız, yine bu sergisinde de, başarılı sanatçı Aydın Biçen için başarılı bir küratörlük örneği sergiliyor… Genç kuşak sanatçılarından Aydın Biçen, çok önemli bir alanda yüksek lisansını tamamlıyor ve “Savaş Mağduru Çocukların Resim Sanatına Konu Olması Üzerine Bir Değerlendirme” konulu yüksek lisansında, gerçekten de alanında özgün bir çalışma olarak, aynı zamanda sosyal sorumluluk boyutunu da içeriyordu…

Sanatçının en önemli yaklaşımlarından biri de, özellikle sanatında, acıyı temsil etmekten çok, direnme ve var olma ve de yüzleşme alanlarına odaklanması.. giderek bu alanlar içinde özellikle savaşın çocuklar ve kadınlar üzerindeki etkilerini ele alması…

Resimler tek tek incelendiğinde de bu etki çok boyutlu olarak ortaya çıkmakta ve sanatçı gerek konu ve gerekse estetiğiyle bu alandaki direniş ve mücadeleyi çok güzel görselleştiriyor…

Mor rengi seçmesi de boşuna değil sanatçının.. bu rengin, güç, onur ve direnç simgesi olduğunu da çok iyi biliyor ve onu da çok başarılı bir şekilde kullanıyor… Resimsel sürecinin katmanları içinde de spontane ve bilinç bir arada işliyor ve özgün bir anlatım olarak tuval yüzeyinde beliriyor…

Burada Cubart Gallery’nin misyonu da önemli.. galeri katalog açıklamasında misyonunu: sanatçıları, koleksiyonerleri, sanat profesyonellerini ve izleyicileri aynı çatı altında buluşturan, yaşayan bir sanat alanı yaratmak olduğunu, belirtiyor…

Kendi özgün mekanını “sanatçıların buluşma noktası” olarak bir misyon kimliğiyle konumlandırıyor.. bu da çok önemli, manifesto niteliğinde bir açıklama olarak karşımıza çıkıyor…

Sanatçı da aynı zamanda kendi kişisel estetiğinin, giderek o estetiğin dayandığı temellerin bilincinde hareket ediyor.. zaten Küratör Dr. Zeynep Öztürk çok iyi özetliyor sanatçının kişisel var oluşunu: “12 yaşından itibaren resim yapan, müzik öğretmeni tarafından keşfedilen bir yetenek..” diyor O’nun için.. “Tuvallerinde mor insanlar… Kadınlar ve çocukların başrolde olduğu tüm eserlerinde annesinin şefkat ve korumacılığını hissettiren iz, bellek, direnç, beden ve Aydın Biçen’in görünür kılınan sessizliği var…”

Küratör Dr. Zeynep Öztürk, sanatçının var oluşunu ve eserlerindeki anlamı çok iyi çözümleyerek anlatmış, en önemlisi de anlamlı ve anlaşılır kılmış: “Figürler, üzerlerinde taşıdıkları görünür ve görünmez izlerle bireysel olan ile toplumsal olan arasındaki geçirgen sınırda dururlar. Bu eserlerde beden, hatırlayan, saklayan, yaralanan ve bütün bunlara rağmen varlığını sürdüren bir hafıza mekanına dönüşür bir anda.”

Yine Zeynep hocanın anlatımında: ” Biçen’in resimlerine bakarken yalnızca kim olduğumuzu değil, neler taşıdığımızı da düşünürüz. Bir bedenin ne kadar çok hikaye barındırabileceğini, bir bakışın ne kadar uzun bir sessizliği taşıyabileceğini, kırılgan görünen bir figürün içinde ne denli güçlü bir direnç saklanabileceğini fark ederiz.”

Küratör Zeynep hocamızın da belirttiği gibi, sessiz ve derin bir hafıza barındırır bu figürler.. kadınlar, çocukların dingin, ama dirençli hikayeleridir her biri ve sanatçı bu hikayeleri kendi özgün var oluşları içinde, mekan kurgusuyla birlikte harmanlar…

Sonuçta anlamlı ve kalıcı bir sergi ortaya çıkmıştır.. zaten böyle sergilerin etkileri uzun süreli olur… Böyle bir sergiyi kotardıkları için hem Küratör Dr. Zeynep Öztürk‘ü hem de sanatçı Aydın Biçen’i tebrik etmek gerekmektedir…

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin