Ümit Gezgin
Yürüyordum ve dar bir yoldu yürüdüğüm, yağmur da başlamış ve yoğunlaşmıştı.. derenin hemen kenarındaydım.. derenin üzerinde türlü tekneler var.. sakin sakin ilerliyorum ve resim çizmeyi düşünüyorum…


Köprünün üzerine geldim.. köprü korkulukları basit demirden yapılmıştı, müzik notaları konulmuştu ama, biraz dayansanız sanki dereye düşecekmiş gibi oluyordu.. korkutuyordu bu da elbet.. orada durdum ve gelip geçenler yaptığım resimlere bakıyorlardı.. ben de hem bulutları, hem durgun dereyi çiziyordum.. sonra başka kağıtlar çıkarıyor ve çiziyordum…


Bulutlar hareket halindeydi ve köprüdeydim.. teknelerin gölgeleri de derenin yüzeyinde kımıldıyordu.. Yoğurtçu Parkı’na baktım.. ağaçlar da sallanıyor, her yer koyu yeşille kaplanıyordu.. bu koyuluk dereye de yansıyordu.. martılar bağrışıp çağrışıyor, dereye pike yapıp balık avlayanlar da oluyordu…

Her gün buraya gelerek resim çizmek istiyordum.. dere resimleri çizmiş ressamların resimleri geliyordu hatırıma.. o zamanlar ki 1950’lerdi.. buralarda, açık havada resim çizenler vardı.. daha fazla köşk olduğu ortaya çıkıyordu.. hem belgesel nitelikli resimlerde hem de fotoğraflarda…

Kadıköy çarşı içine indim.. ara sokaklarda turistler bile vardı.. yağmur çiseliyor, bazı dükkanlara girip çıkanlar bulunuyordu.. kafeler doluydu.. çay kahve içenler poğaça yiyenler vardı.. kalabalık bir artıyor, bir azalıyordu…


Bir grup turist başında rehberleri tarihi binaların hikayelerini dinliyordu hafif yağmur altında.. ben de ilerliyordum ve ara sokağın bütün tarihselliğini özümseyecek şekilde bir fotoğraf çektim.. sonra da Simit Sarayı’na girerek kahvaltılık ısmarladım.. hem kahvaltı yaptım, hem de kitap okudum.. kalabalıktı ve insanlar homur homur günlük dünyaya dair sorunlarını konuşuyorlardı…

Tramvay geliyordu kırmızı renkte.. içi doluydu ve Moda’ya gidiyordu yolcular.. türlü düşünceler, endişeler ve mutluluklar içindeydiler.. tramvaya bakanlar da anlamaya çalışıyordu içlerindeki yolcuları.. göz göze geliyorlar, birbirlerine çaktırmadan ve utangaç bakıyorlar ve birbirlerini anlamaya çalışıyorlardı ürkerek…






İlk yorum yapan siz olun