İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Özel Moda Koleji’nin Tarihine Tanıklık…

Ümit Gezgin

Özel Moda Koleji, 1964 yılında kurulduğunda ilk özel eğitimin örnek gösterilen kurumlarından biriydi… Daha sonra ekonomik krizlere girip battı ve el değiştirmelerle günümüze kadar geldi…

Eski Bayata Köşkü aynı zamanda burası.. güzel ve özgün bir mimariye sahip.. mimarisi özel olarak, köşk mimarisi olarak yapılmış.. zaten Moda ve civarı köşkleriyle meşhur tarihten beri.. burada zengin, varlıklı ailelerle birlikte yabancı uyruklu zenginler, elçilik konakları ve azınlık zenginlerinin de konak ve evleri varmış… Tabi zamanla hepsi ya el değiştirdi veya zamanın yıpratıcılığına dayanamayan yok olup gitti.. dahası çoğu aç gözlü müteahhitlerin eline düşerek yıkıldı ve yerine apartmanlar yapıldı…

Troçki’nin de belli bir süre burada yaşadığı, söyleniyor.. yani politik ünlüleri de ağırlamış bir konak olarak karşımıza çıkıyor bina… Moda Koleji olarak anılması onu popüler yaptı.. Trak ailesi eğitimci bir aileydi.. onlar eğitim kurumu olarak yıllar yılı işlettiler burayı.. sonra da kızları Ayşe Trak’a geçti.. o da fazla sürdüremedi eğitimciliği.. sonunda bankalara olan kredi borçları yüzünden kapanıyor bina…

Ünlü jinekolog Mahmut Ata Bayata tarafından artdeco mimari tarzına göre inşa ettirilen köşk.. çatı katında da bir amatör rasathane barındırıyordu.. Dr. Mahmut Ata Bayata, meraklı bir yıldız gözlemcisiydi.. adeta hobisiydi bu.. boş zamanlarında, yorulduğunda çatıya çıkar, geceleri, yıldızlı ve bulutsuz havalarda, özellikle yaz aylarınının duru karanlık gecelerinde yıldızları gözlemlerdi… 1963 yılında hem hekimliği bıraktı, hem de köşkünü eğitimci Yaşar Trak ve Pakize Trak çiftine sattı… Onlar da tadilat ve tamiratın ardından köşkü, eğitim yuvası olarak, Özel Moda Koleji adıyla 1964 yılında eğitime açtılar…

Bir ara Canada Özel Okulu olarak hizmet veren bina.. şimdilerde kafe olarak işletilmeye başlanmış ve bayağı da rağbet görmüştür… Ben oraya eşimle birlikte uğradığımda, özellikle gençler tarafından tercih edilen bir yer olduğunu anladım…

Çok güzel bir bahçe katı vardı ve bütün Fenerbahçe Burnu, giderek arkada adalar ve de daha arkalarda Mudanya kıyıları insanın gözüne açılıyordu… Eşim de yıllar yılı Moda Koleji’nde okumuştu ve nice anıları vardı burada.. birlikte ziyaret ettik, içini dışını fotoğrafladım…

Gençler oturuyor, kahvelerini içip, kek, pastalarını yerken sohbet ediyorlardı… Güzelce restore edilmişti köşk.. pırıl pırıldı.. fiyatlar biraz pahalı olmakla birlikte, böyle bir körfez manzarasında normal karşılamak lazım… Özellikle sosyo-ekonomik seviyesi yüksek ailelerin çocukları takılıyorlardı buraya… Zaten gençlerin çoğu aynı zamanda üniversite öğrencisiydi…

Biz eşimle birlikte otururken, oğlumuz da geldi.. yine birlikte sohbetler ederek kahvelerimizi içtik.. oğlumuzun köpeği sakin bir hayvan.. bir köşede sessizce durdu.. filozofça… Zaman ilerliyordu.. evin yolunu tutma zamanı gelmişti.. akşamın karanlığı serinliğiyle birlikte gelmişti parça parça…

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin