Ümit Gezgin
Sanat grupları nasıl oluşuyor.. bunun üzerine pek kafa yoran da yok.. aslında bakılırsa, aynı sanat düşüncesinde olan insanların bir araya geldiği bir tür resim üretim felsefesi olarak da karşımıza çıkıyor gruplaşmalar…

Mustafa Esirkuş
D Grubu, Müstakiller, Osmanlı Ressamlar Cemiyeti, Yeniler Grubu.. derken.. 10’lar Grubu da var.. Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun öğrencilerinin kurduğu, 1947-1955 yılları arasında aktif olmuş bir ressamlar grubu olarak karşımıza çıkıyor Onlar Grubu…

Nedim Günsür
Her grubun temel bir felsefesi vardır ve ona göre hareket eder ressamlar.. Empresyonistler dışarıda resim çiziyorlardı.. dertleri güneş ışığını izlemek, nesneler üzerindeki yansımaları kendilerince değerlendirmekti.. onun için de dışarıda olmaları gerekiyordu.. güneşli havalarda.. gölgeleri izleyerek, parlak güneşin altında kıvranan nesneleri tuvallerine aktarıyorlardı…

Turan Erol
Türk resim tarihi içinde de farklı sanat grupları oldu.. hepsi kendi özgün tekniklerini geliştirirken, yine özgün bir resim dili kurmanın, geliştirmenin.. en önemlisi bunları bütün topluma yaymanın derdini yaşıyorlardı.. kolay değildi herhalde bu.. sonra nasıl olacaktı.. Yurt Gezileri ve Sergileri çabaları bile istenilen başarıyı elde edemediği gibi.. yapılan resimlerin akıbetleri de belirsizlik içinde kayboldu gitti… Rahmetli Hamit Kınaytürk bile bunları tam tespit edememişti.. bunların peşine düştüğü ve hepsinin fotoğrafını çekmeye çalıştığı halde, çoğuna ulaşamamıştı… Çoğu kayboldu gitti.. birçoğunun da yerini sahteleri aldı.. şimdi sapla saman birbirine karışmış vaziyette…

Adnan Varınca
Bedri Rahmi’nin öğrencileri olduğuna göre bu grubun temsilcileri, Bedri Rahmi’nin de felsefesini tekrarlayacaklardı.. en başında soyut olmayacaktı resimler.. zaten manifestoları ve anlatımları da öyle olacak, hiç değilse onu hedefliyorlardı… Batı sanatını Türk motifleriyle harmanlamak, temel felsefeleri vardı.. bunlara ne kadar ulaşılabildiği bütün ressamların, hatta Bedri Rahmi’nin peşine düşerek buralara geldikleri belli.. Bedri Rahmi bile ne kadar özgün tartışılır… Sonra bu nasıl bir iştir ki.. Bedri Rahmi aşağı Bedri Rahmi yukarı.. başka ressam yok Türk resminde… Bu yüzden de, bu parlatmalarla yer gök sahte Bedri Rahmi’lerle doldu taştı…

Nevin Çokay
Özgün bir resim dili oluşturma gayretleri bütün sanat gruplarının temel felsefesidir.. ayrıca her ressam da temelde özgün bir resim dili mücadelesi verir.. keza bu Onlar Grubu için de geçerli … Elif Naci’nin de temel felsefesi buydu.. bir Türk resmi kavramı geliştirmek için mücadele etti… Grubun sloganı şuydu: “Türk resminin kaynakları Alpler’in ötesinde değil, Toroslar’ın eteğinde aranmalıdır..” bu felsefe doğrultusunda grup, ilk sergisini Akademi’nin yemekhanesinde açtı…

İvi Stangali, 1958, Paris’te
Grup, Bedri Rahmi’nin atölye öğrencilerinin kurduğu bir sanat oluşumuydu.. on kişiydi bunlar.. bu yüzden de grubun ismi Onlar oldu… Öğrenciler: İvi Stangali, Leyla Gamsız, Hulusi Sarptürk, Mustafa Esirkuş, Nedim Günsür, Fahrünnisa Sönmez, Turan Erol, Orhan Peker, Mehmet Pesen ve Fikret Otyam… Daha sonra başka sanatçılar da Onlar grubuna katılarak sayı iyice artmıştı… Adnan Varınca, Nevin Çokay, Sedat Uslu, Cafer Yazdıran, Sema Akdağ, Necmi Başkurt, Cezmi Çelebioğlu, Aliye Kara, Osman Yenisey, İlkay Üçkaya, Perihan Ege, Özden Ergökçen, Naim Fakihoğlu, Fuat İgbelli, Remzi Raşa, Gönül Tiner, Hayrullah Tiner, İlhan Uğhan…

Remzi Raşa
Öğrenciler sekiz yıl boyunca sergiler açtılar.. Bedri Rahmi popülaritesinin de gazıyla 10’lar Grubu öğrencilerini destekledi… Grup o heyecanla ve hocalarının desteğiyle sergiler açmaya devam ettiler.. fakat bu işi sonuna kadar sürdüremediler.. 1955 yılında da dağıldılar…

Leyla Gamsız
Onlar grubunun aslında özgünlükle bir alakası yoktu.. özellikle en başında.. hocalarının etkisinde ve yönlendirmesinde bir çalışma içindeydiler.. zaten özgün olabilmelerine, manifesto veya felsefe geliştirebilmelerine ne eğitimleri, ne de kültürleri elveriyordu.. bu tamamen Bedri Rahmi’nin kendine göre geliştirdiği bir tür yöresel fanteziden ibaretti.. zaten de öyle kaldı.. bununla ilgili ne doğru düzgün makele, ne de kitap boyutunda bir çalışma yapılamadı.. yapacak estetisyen de zaten ortalıkta yoktu.. daha sonraki zamanlarda da oluşamadı.. ressamların kişisel gayretleriyle ortaya koymaya çalıştıkları, kişisel gözlem ve isteklerinden öteye gitmeyen kırık dökük yazı grupları oluştu sadece…

Orhan Peker
Şimdilerde bu postmodernist çalışmalar ve yaklaşımlar için de geçerli.. hepsi yurt dışından apartma şeyler.. felsefe yok, kitap yok.. iddialı yazılar, yazarlar yok.. hep öykünme.. özgünlükten uzak.. veya otantik.. yerele veya yabancıya tapınma düzeyinde bağlılık, bağımlılık…
Anadolu’dan kilim nakışı ve El Greco’nun bir resmi.. bu görsel yaklaşım onların sanat felsefelerinin de öykünmesiydi.. ne anlama geliyordu bu iki görsel flama o da ayrı bir tartışma…
Grup sonra dağılıp gitti.. manifesto ve hakkında yazılanlar da ortada kaldı.. bu felsefeye inanan kalmamıştı.. zaten grubun sayısal genişlemeye uğramış üyeleri de başka başka resimler yapmaya başladılar ve Bedri Rahmi Ekolü’nü terkettiler.. bir tür senteze ya inanmamışlardı ya da gerçekleştirememişlerdi…






İlk yorum yapan siz olun