Ümit Gezgin
Soyuttan somuta birçok alanda resimler üretmiştir Zeki Faik İzer.. erken yaşlarda başlayan ressamlık macerası, kah soyut çizgide kah somut çizgide sürmüştür.. kendi üslup çizgisini de erken yaşlarda keşfeden bir özelliği var Zeki Faik İzer’in.. bütün resimleri birbirinden farklı.. bakınca sanatçının resimlerine kendi resimlerimi düşünüyorum.. kendi resimlerimle onun resimleri arasında bağlantı da görmüyor değilim…

O da serbest çizgi ve fırçalarla sürdürüyor resimlerini.. her konuyu denemiş gibi görünüyor.. balık natürmortundan soyut doğa yorumlarına.. Boğaz manzaralarından mekan çözümlemelerine kadar.. çok renkli, cıvıl cıvıl resimleri.. serbest, rahat resimleri var.. soyutlar, soyutlamalar.. kısa sürede yapılmış doğa izlenimleri…

Zeki Faik İzer 1923 yılında Akademi’ye girdi.. Hikmet Onat’ın ve İbrahim Çallı’nın öğrencisi oldu.. her ikisinden de önemli ölçüde etkilendi.. doğa manzaralarını ve renkçiliği öğrendi her iki hocasından da önemli ölçüde etkilendi.. zaten gerek Hikmet Onat, gerekse de İbrahim Çallı özgün üsluplarını geliştirmişler, adeta Türk resmi içinde kendilerine bir alan açmış ressamlardandı…
1928 yılında okulu birincilikle bitirdi ve Paris’e sanat eğitimi için gitti.. Andre Lhote ve Othon Friesz‘in atölyelerinde çalıştı.. sadece atölye eğitimiyle yetinmedi Zeki Faik İzer.. müzeleri gezdi, sergileri dolaştı.. yayınları takip etti… Paris’te üç yıl kaldı.. 1932’de yurda dönen sanatçı, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’ne resim öğretmeni olarak atandı…

Nurullah Berk, Elif Naci, Cemal Tollu, Abidin Dino ve Heykeltraş Zühtü Müridoğlu‘yla birlikte D Grubu’nu kurdular… Zeki Faik İzer 1934 yılında ikinci kez Paris’e gidiyor.. iki yıl kalıyor Paris’te ve sanatsal çalışmalara katılıyor…
1936 yılında yurda dönünce Akademi’de oluşturulan Fotoğraf Atölyesi’nin başına geçti.. fotoğraf ve afiş hocalığı yaptı… D Grubu’nun 1939 yılında Akademi’de açtığı sergiye katıldı.. Halkevleri aracılığıyla düzenlenen “Yurt Gezileri” kapsamında Eskişehir’e gitti.. oradan değişik resimler yaptı…
1939 yılında, Devlet Resim ve Heykel Sergileri‘nin dördüncüsünde birincilik ödülü aldı.. davetiye metnini ünlü edebiyatçı Ahmet Hamdi Tanpınar‘ın yazdığı ilk kişisel sergisini 1945 yılında açtı.. Akademi müdürlüğü görevini 1948-52 yılları arasında sürdürürken, İstanbul Fransız Konsolosluğu’nda ikinci kişisel sergisini açtı…

Resimlerine bakıldığında hemen hemen her konuyu denediğini ve severek resimler yaptığını söyleyebiliriz.. hareketli çizgiler ve renkler onun karakterinin bir özelliğiydi…






İlk yorum yapan siz olun