İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ressam BEKLAN MURAT’ın, FEHİM GÜLER Küratörlüğünde Açılan, “Homo Homini Lupus” Sergisinden İzlenimler…

Ümit Gezgin

Genç kuşak ressamlarından Beklan Murat’ın, Fehim Güler küratörlüğünde açılan sergisine, değerli akademisyen Doç. Dr. Nermin Özcan Özer hocamız ve öğrencisi, makine mühendisi Muzaffer’le birlikte gittik.. Müzik Eğitimcisi-Yazar Dr. Alp Özeren de sergi sonrasına dahil oldu ve yine izlenim ve görüşlerimizi kendi aramızda paylaştık…

Beklan Murat’ın ilk kişisel sergisi olması bakımından önemliydi sergi.. açılışında canlı performans sunarak izleyicileri etkileyen Murat, 27 adet eserinde realizm ve sürrealizmi çok güzel harmanlamış görünüyordu… Yine ayrıca tuval üzerine akrilik tekniğiyle yapılan bu çalışmaların yanı sıra iki geri dönüşüm malzemesi kullanarak ürettiği eserler de etkileyici nitelikteydi…

Küratör Fehim Güler, Beklan Murat hakkında önemli şeyler söyledi: onun gelecek vaad eden bir sanatçı olduğunu, belirtti.. realizmi ve sürrealizmi harmanlayarak eserler ürettiğini, söyledi.. insan doğasını dile getirdiğini ve sorgulayıcı bir perspektifle yöneldiğini insan doğasına, söyledi.. gelecekte de iyi bir yere geleceğine inandığını, belirtti…

Genç kuşaktan bir ressamın ilk kişisel sergisi hem kendisi hem de kendi kuşağı ve diğer kuşaklar için ilginç karşılaşmalar uyandırır.. sergiyi gezenler ve onun resimlerini bir şekilde görenler kendi sanatlarıyla ve aynı zamanda dünyadaki diğer yaşayan ve bu kuşaktan olan ressamlarla kıyaslarlar.. bunlara da bakıldığında Beklan’ın artıları olduğunu da söylemek gerekmektedir…

Bizim galeride Dr. Alp Özeren ve Doç. Dr. Nermin Özcan Özer’le oturuyorduk.. sergi sonrası değerlendirmeler ve hava durumu hakkında da konuşuyorduk.. yağmur şakır şakır yağıyordu dışarda.. Kadife Sokak dolmaya başlamış, Reks Sineması’da yıkılmayı bekliyordu…

Nermin hocamızın Almanya’dan gelen eski öğrencilerinden Muzaffer’i de alarak taksiyle Bağdat Caddesi Göztepe’deki galeriye gitmiştik.. Alp de malzemelerini evine götürüp, oradan gelecekti.. yetişirim ben, dedi.. beni bekleyin sergide dedi.. genç sanatçının bu ilk kişisel sergisini, ondaki müzikal ritmi ben de görmek istiyorum, dedi…

Biz de Nermin hoca, öğrencisi Muzaffer ve ben üst kattaki Evrim Sanat Galerisi’ne çıktık.. Fehim Güler ve genç ressam Beklan Murat’la karşılaştık.. kapıyı orada çalışan galeri asistanı açtı.. ayrıca bizim fotoğraflarımızı da çekti.. ona da teşekkürler ettik…

Önce oturduk, kahveler eşliğinde Beklan’ı, sanatını tanımaya çalıştık.. ona sorular sorduk.. sanata ne zaman başladığını, resmin onun için ne anlama geldiğini, sorduk.. bu sorulara makine mühendisi Nermin hocamızın öğrencisi Muzaffer de sorular ekledi.. kendisinin ders çalışmaktan ve alanıyla ilgili çalışmalar yapmaktan sanata zamanın kalmadığını, söyledi.. iki yıldır Almanya’da çalıştığını, oradaki Alman mühendislerin de yeme içme ve gezmenin dışında sanatla bir alakalarının olmadığını, belirtti…

BEKLAN MURAT VE HAYAT SANAT İLİŞKİSİ

Genç kuşak sanatçıları içinde bir yer edinmek için hızlı adımlar atan Beklan Murat.. bunun ancak özgün bir üslup geliştirmeyle ve iddialı adımlar atmakla mümkün olabileceğini, biliyor…

Görsel sanatların en önemli alanı olan resim sanatıyla hayatını sürdürmek için yaratıcılığın yanında bilinçli politikalar da geliştirmek olduğunu, biliyor.. zaten bu yüzden artık kişisel sergiler bile küratörlerle gerçekleşiyor.. bu anlamda Fehim Güler’in küratörlüklerini önemsiyorum.. seçtiği sanatçılar hep iddialı olagelmiştir.. bu elbet onlar için de avantaj bir durumdur…

1991 İstanbul doğumlu Beklan Murat.. 2014 yılında Işık Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Grafik mezunu.. Prof. Yurdaer Altıntaş için afiş tasarımı yaptı.. 2016 yılında TattooGraph stüdyosu kurdu.. Türkiye’nin önde gelen kişilerine dövme, kurumlarına grafik hizmetleri verdi.. Serbest Ressam olarak Türkiye’nin önde gelen uluslararası kurumlarına Duvar Resmi hizmeti verdi…

Bunlar kişisel gelişim noktasında sanatçıyı hep belli bir yere taşır.. farklı disiplinlerden geçerek olgunlaşma, sonuçta resim sanatına hizmete dönüşür.. nitekim Beklan’da da bu olmuş, hayat tecrübeleri sonuçta onu beslemiş ve sanatsal olgunluğa taşımış…

Resimlerini tek tek inceledik Beklan’ın.. sorular sorduk.. hem sanat geçmişi hakkında ve hem de kişisellik de kokan bu resimlerindeki teknik ve estetik serüvenle ilgili olarak.. beş yaşından beri sanatla içli dışlı olduğunu anlattı sanatçı bize.. sanat kültürü, sanata bakış mantığı sağlamdı.. çünkü artık sanat bilek gücüyle yapılmıyordu.. aynı zamanda geniş bir dünya görüşü de olması gerekiyordu insanın… Bu da ziyadesiyle vardı Beklan’da… Biz de yine Nermin hoca, öğrencisi mühendis Muzaffer ve Müzik eleştirmeni Alp’le, galeriden çıktıktan sonra bir yere oturduk ve hem sergiyi hem de sanatçıyı değerlendirdik… Herkes başarılı bir sergi olarak gördü bu sergiyi…

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir