Ümit Gezgin
Sanat tarih boyunca insanları hep ilgilendirmiştir.. mağara döneminde üretilen sanata bakıldığında insanlar duvarlara daha çok hayvan figürleri çizmişler.. onları saklamışlardır.. onlara kendince anlamlar vermişlerdir.. bu çizimler aynı zamanda estetiktirler..


Sanat geniş bir repertuara sahiptir.. sadece resim değildir sanat.. aynı zamanda edebiyat.. şiir, öykü ve roman.. giderek tiyatro eserleri de birer sanattır… Tabi, mimari ve heykeli de sanat kapsamına almalıyız.. gerek meydanlarda, gerekse de sergi salonlarında gördüğümüz heykellerin başarısız yapılması, ayrıca mimari diye tek tip apartmanların dayatılması.. ancak sanattan nasibini almamakla ilgili bir durumdur…

Sanat Yazarı Clive Bell, 1914 yılında Cezanne sanatından etkilenmiş ve “Art” isimli bir kitap yazmıştır.. kitapta önemli olanın çizgi, şekil ve renk ilişkilerinin kendi aralarındaki kombinasyonudur, demektedir… Klasik bir estetik gerçekliktir bu.. oysa güzel duyuma karşıt üretim yapan sanatçılar da vardır.. Marcel Duchamp, Andy Warhol, Joseph Beuys gibi sanatçılar, güzelin değil, çirkinin ve absürt olanın peşindeydiler…

Her sanat düşünürü kendine göre bir felsefe geliştirmiş ve bunu çeşitli şekillerde anlatmıştır.. Collingwood 1938 yılında basılan Sanatın İlkeleri kitabında.. “Sanatın duyguların yaratıcı ifadesi veya dışa vurumu olduğunu” söylemiştir… Başka bir düşünür Morris Weitz “sanat açık bir kavramdır kolay tanımlanamaz..” demektedir… Oysa Wittgenstein’cı görüş olarak da nitelenebilecek olan “sanatın tanımlanamazlığı” görüşüne karşı, George Dickie , “sanatın tanımlanabileceğini” dile getirmektedir…


Sanat kolay sınıflandırılamaz belki ama.. onun bireysel ağırlıklı bir çalışma olduğunu da bilmek lazım.. tarihsel güncel birikim yine de onları sınıflandırmayı doğuruyor.. güncellik içinde de sanatı görüyoruz.. kamusal alanda bir heykel.. yolun karşısında bir tiyatro.. sinema salonu.. sahaflardaki kitaplar.. sanat aslında günlük hayatın içinde hep karşımızda.. özellikle gelişmiş yerlerde sanatı daha çok görüyoruz.. geri kalmış bölgelerde, hatta dünyanın değişik yerlerinde sanatın gelişmesi, görünür olması kolay değildir…


Sanatı anlamak o kadar kolay değildir.. bu yüzden hiç değilse sanat hakkında bilgi sahibi olmaya çalışmak, gerçek sanata ulaşan bir yoldur.. her alanda sanatsal yaratıcılık ve aktiviteler vardır.. her alanın sanatsal gerçekliği de birbirinden farklıdır.. resim sanatı dediğimiz sanat bile içinde birçok boyutu barındırır… Keza şiirde, edebiyatın diğer alanlarında da.. sanat, giderek estetik hayatımızın içindedir ve onunla ruhsal olgunluğa erer, insan olduğumuzu hatırlarız…






İlk yorum yapan siz olun