İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Müzik ve Halkla İlişkiler Doktoru: Dr. Alp Özeren’le birlikte KADİR UZ’un YouTube kanalı için “Sanat ve İletişim” konulu çekimindeydik…

Ümit Gezgin

Bugün ressam Kadir Uz arkadaşımız, benimle ve Dr. Alp Özeren’le birlikte Youtube kanalı kadiruzart için çekim yapacaktı…

Çekime geçmeden önce ben arabanın yıllık bakımı için bakım istasyonuna arabayı götürecektim.. bu da Dudullu’daydı.. oraya gittim öğle saatlerinde ve orada araç yoğunluğu içinde ben de bekledim.. dört bin liraya yakın bir ödeme yaptım arabanın genel muayenesi için.. bu araç muayene istasyonları artık yetersiz geliyordu sanırım.. bir de artık derme çatmaydılar.. araçların duracağı, gidip geleceği yer bile kalmamıştı…

Aracı muayene ettirdikten sonra tekrar yola çıktım eve doğru.. Fenerbahçe semtine doğru gidecektim.. ikinci köprü yoluna doğru direksiyonu kırdığımda trafiğin adım adım ilerlediğini farkettim.. güneşe yolculuk ediyorduk adeta.. kurumuş ağaç dalları da güneşe tırmanıyordu.. birkaç martı süzülüyordu gökyüzü sönük maviliğinin içinde…

Arabayı evin garajına park ettikten sonra rahatladım.. ayaklarımı açmak için de okula doğru yürüyüşe geçtim ve sokağın ortasında uçan çöpleri karıştırmış bir martı görünce fotoğrafını çektim.. çam ağaçları da kaldırımlarda apartmanların boyutunda yükseliyordu.. araçlar kaldırım kenarlarında dizilmişti.. yeni yapılan binalar vardı ve gri gökyüzü olmasına rağmen hava sıcaktı.. aklıma Suadiye sahilden denize girmek geldi.. Şadan Bezeyiş hoca zamanında oradaki meşhur iskeleden denize çivileme atlarmış.. hatta hocanın elinde siyah beyaz kısa filim çekimleri bile varmış.. kendisi zaman zaman sahile iner, insanların ve denize girenlerin filimlerini çekermiş…

Okulda buluştuk.. Kadir Uz, yardımcı asistanları olan Zehra ve Yiğit’le birlikte gelmişti.. Dr. Alp Özeren hocamız da geldi.. en uygun yer de Zeynep Öztürk hocamızın tekstil atölyesi görülüyordu.. oraya ulaştık.. orada da Fatma Meriç Erçetin hocamızla karşılaştık.. aynı zamanda Aslı Ekinci hocamız da ordaydı ve Güzel Sanatlar Bölüm Başkanı hocamız Prof. Dr. Şehnaz Yalçın ve öğrencileri de vardı…

Çok güzel bir konuşma oldu.. sanat eleştirisi üzerine güzel sorular sordu Kadir.. aynı zamanda da nasıl sanat eleştirmeni olunuru da sordu.. zor bir soruydu.. herkes sanat eleştirmeni olamazdı elbet.. keza sanatçı da olamazdı.. büyük gayretler ve çalışmalar yapılması gerekiyordu…

Şehnaz hocamız da geldi.. öğrencilerine projeleri anlatıyor, onların yaptıkları ve yapacakları çalışmalar hakkında da yorumlar yapıyordu.. öğrenciler de yaptıkları çalışmaları gösteriyorlardı.. öğrenciler hocaları gibi titiz ve çalışkan olmaya çalışıyordu…

Sonra dersler bitti.. akşam da ilerlemişti..hocaların da başka programları ve çalışmaları vardı.. biz de Dr. Alp Özeren hocamızın çekimleri için üniversite içindeki Kafe Bahçe’ye geçtik ve orada da televizyonların sesini kapattırarak çekimleri yapmaya giriştik.. yine özgün sorular hazırlamıştı Kadir Uz.. çekimleri de yine müzikle ve iletişimle ilgili alanlarda sordu ve Alp hocamız da anlamlı ve kalıcı cevaplar verdi…

Çekimler bitmişti ve sonra birlikte fotoğraf alarak ayrılacaktık.. Yiğit bizden önce ayrıldı.. onun da dördüncü yılıydı ve Marmara Güzel Sanatlarda okuyordu, Grafik Bölümü’ndeydi.. dersler ağırdı elbet.. sonra bizler de çıktık.. durakta da ayaküstü dereden tepeden ve çekimlerin, sanatın öneminden bahsettik.. Alp hoca da çok güzel şeylerden bahsetmiş, en önemlisi şu Sanat Güneşi kavramına derinlemesine bir açıklama getirmişti.. Zeki Müren nasıl oluyordu da bütün sanatları kapsayacak şekilde hala Sanat Güneşi olarak görülüyordu…

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin