Ümit Gezgin
Karlı havaları severim.. temiz, güzel ve beyazdır her yer.. kar şehri dönüştürür, gürültüyü yutar.. sertliği örter kar beyazlığı ve yumuşaklığıyla.. hatta şehrin beton varlığı bile sevimli ve içten görünür…

Karda yürümeyi severim.. bol fotoğraf çekerim.. sonrasında da o fotoğraflardan faydalanarak resimler çizerim.. çizdiğim resimler yorum resimleridir.. gerçekliğin dönüştürülmesidir tekniğim.. amaç farklı yorumlar geliştirmektir…

İstanbul’da kar başkadır.. beyaz görüntü camileri, minareleri ve binaları beyaz boyayla iyice boyar ve sisli, güzel bir görünüm oluşur..köprüler kaybolmuş, büyük kuleler kaybolmuş, yüksek binalar kar sisleri arasında başka görünümler meydana getirmiş vaziyette…

Kalıcılığa meydan okur kar ve sanat olayı.. kardan heykeller yapar çocuklar.. adeta sanatı mekanın, beyaz sonsuzluğun içinde yaşar..sanatın bile hayat karşısında geçici bir kavram olduğu ortaya çıkar.. sanat bile sonsuz ve kalıcı değildir.. hayatın kıyısında kalır sanat.. hayat akıp gider, sanat var olur ve kaybolur.. çünkü insanın duygu ve düşüncelerin ürünüdür sanat.. onlar da geçicidir…

Şehir kendi başına bir yapıttır.. karlı şehir manzarası da başlı başına bir realite olarak karşımıza çıkmaktadır.. sokak sanatı da karla bütünleştiğinde başka bir gerçekliğin adı olarak karşımıza çıkar…





İlk yorum yapan siz olun