İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Resim çizmek için yürüyordum…

Ümit Gezgin

İnsanlar kendilerini nasıl algılıyorlar.. her halde andan ana da değişiyor bu algılamalar.. maddi boyutlar insanlar için çok önemli.. kendilerine maddeye bağlı hissediyor çoğu insan ve zihinsel gelişmeleri de dumura uğramış durumda.. gelişemiyor bir türlü.. sıradan insanlar olarak, sıradan duygu ve düşünceler içinde yaşıyorlar…

Yürüyorum ve resim çizmeyi düşünüyorum.. resim çizmek ne demek, diye de düşünüyorum.. resim çizmek.. doğayı, çevreyi algılamak anlamlarına da geliyor aynı zamanda… İnsan nasıl algılıyor dünyayı, özellikle ressamların algılamaları daha farklı.. bence mesleklere göre de dünya algısı değişiyor… Ben kendi resimlerimde hem duygularımı aktarıyorum, hem de gördüğüm dünyayı yeniden tasarlıyorum.. sadece resimlerde de değil, aslında insan bakışı ve görmesi de içinden çıkılmaz bir hal alıyor..

Fotoğrafla resim arasında dağlar kadar fark var.. fotoğraf an’ı aktarmanın peşinde, ya resim, her ressama göre değişse bile, benim resimlerimde an’ı yansıtmak değil sadece.. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın dediği gibi.. zamanı değerlendirmek, an’ın ötesinde, geniş bir zaman dilimini içerecek şekilde çözümlemek gerçekliği.. bir tür aslında gerçekliği arama estetiği…

Munch’un Çığlık tablosu başlı başına bir iç anlatımıdır ve bütün dünya kıvrılır, dağılır ve acı çeker dünya.. evet, dünya, gerçeklik de insanın algılamasıyla değişiyor, farklılaşıyor.. bakıldığında gerçeklik de eğilip, bükülüyor.. ve kendi gerçekliğinin çok ötesine taşınıyor.. bu insan algısıyla ilgili.. çünkü dünya özel bir algılama biçimidir ve insana özeldir…

Yürüyordum.. bakıyordum yürüyenler, oturanlar, çevreye ablak ablak bakanlar, telefonlarını kurcalayanlar.. durmadan konuşanlar vardı.. Kahve Dünyası Kafe’ye oturup orada duble bir Türk kahvesini sade olarak içerken, aynı zamanda öncesinde yaptığım resimleri de boyamaya başlayacaktım.. bazı resimlerim yürürken çizdiklerim, bazıları da fotoğraf çektikten sonra çizdiklerimdi… Sonra ordan kalkıp, Kurbağalıdere Köprüsü’ne doğru ilerleyecek ve orada da resimler çizecektim.. gelip geçenler de ne yapıyor bu adam burada, diye bakacaklardı.. ha resim çiziyormuş.. başka işi yok mu bunun yav, diyeceklerdi bazıları da içinden…

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin