Prof. Dr. Ümit Gezgin
Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi, Resim-iş Öğretmenliği’nde okurken hocalarımdan biriydi Vural Yıldırım hoca da… İkinci sınıftan üçe geçerken Vural Yıldırım atölyesine geçtim.. atölyeyi Prof. Dr. Tülin Onat hocayla birlikte kullanıyordu Vural hocamız.. desen ağırlıklı resim dersleri veriyordu ve benim desenlerimin ve renk kullanımımın özgün olduğunu, belirtiyordu…

Birgün natürmort olarak sandalye üzerinde kemam resmini çizmiş ve boyamaya başlamıştım.. bana göre daha tam bitmemişti resim.. Vural hoca atölyeye girip benim resmimin başına geldiğinde, “Aman Ümit, dokunma.. resim bitmiş!..” dedi.. tabi tam olarak anlayamamıştım.. bana göre yarımdı daha resim, bitmemiş alanları var gibi görünüyordu.. oysa Vural hoca, resmin çoktan bitmiş olduğunu, söylüyordu ve Tülin hocayı da resmi görsün diye çağırdı…
Tülin hoca da resim karşısında şaşkındı.. O’na göre de olgun, üslup sahibi, estetik bir keman resmi söz konusuydu ve “Olamaz, bunu üçüncü sınıf bir öğrenci yapamaz.. emin misin Ümit’in yaptığına..” dedi.. Vural hoca da: ” Tülin hocam, Ümit yaptı.. yaşının ve sınıfının çok ötesinde olduğunu zaten ben biliyordum.. bununla da kanıtlamış oldu işte..” diyordu…

Vural hoca hem değerli bir ressam, hem de çok önemli bir hocaydı.. herkesin sevdiği takdir ettiği bir hocaydı.. insani ilişkileri de iyiydi.. öğrencilerin dışında hocalar da sever ve sayarlardı Vural hocayı.. ayrıca gerek Akademililer, gerekse de diğer sanat alanlarında bulunan insanlar Vural hocayı hep takdir etmişlerdir…
Akademi’den 1973 yılında mezun oluyor Vural Yıldırım.. O da diğer hocalarımız Nevhiz Tanyeli, Erol Bulut, Ümran Bulut, Ayşe Özel, Dinçer Erimez, Pesent Doğan, Akademi kökenli hocalarımızdı…
Vural hoca, 1982 yılında Marmara Üniversitesi’nin kuruluşu ile Atatürk Eğitim Fakültesi bünyesinde, Resim-iş Öğretmenliği bölümüne geçti… Oradan emekli olduktan sonra 2004-2011 yılları arasında Maltepe Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi’nin kuruluşunda yer aldı…

Vural Yıldırım Türk çağdaş resminde önemli ve ayrıcalıklı bir yere sahiptir.. figür kökenli bir açılımı vardır ve temelinde insanı barındıran bir resim kültüründen gelmektedir.. ayrıca çok renkçi bir tavrı söz konusudur.. git gide soyutlaşan tabloları, figürden kopmadan ilerlemekte, temelinde bütün soyut tatlara rağmen figürün, yani insanın gerçekliğini, dramını ve anılarını, kişiselleştirerek anlatmakta.. bütün anlatımlarının içinde de hep özgün estetiğini gözetmektedir…
Vural hocanın kendine özgü, kıvrak ve güçlü bir desen anlayışı vardır ve Akademik bir disiplinden geldiği için de güçlü bir yapısı mevcuttur.. çünkü hoca, yine özgün ve güçlü figür geleneğini temsil eden Neşet Günal atölyesinden mezun.. Neşet hocanın akademik ve disiplinli figür çizgisini daha ileriye taşıyarak, statik değil, dinamik bir figür-çizgi geleneğini oluşturmuştur…






İlk yorum yapan siz olun