Ümit Gezgin
Boğaz kenarında, yani Beşiktaş’ta, belediyenin kafesinde, Müzik Bilimci Dr. Alp Özeren ve Ressam Kadir Uz’la birlikte sanatı ve sanat eğitimini konuşuyorduk.. o ara Alp hocanın Bezmi Alem Üniversitesi’ndeki öğrencileriyle karşılaştık…

Onlarla da ayaküstü sohbet ettik.. neler yaptıklarını, sorduk.. mezun olmuşlardı çünkü ve içlerinde master yapmayı düşünenler de vardı.. müzik kültürlerinin gelişimine büyük katkıları olduğu için Alp hocalarından çok memnundular…

Boğaz akıyor, insanlar burada, Boğaz kenarında çaylarını kahvelerini içerken aynı zamanda sohbet de ediyorlardı.. sohbet konuları yaşlıların hastalık, gençlerin de gelecekte ne yapacakları, ne iş yapıp para kazanacakları, nasıl evlenip çoluk çocuğa karışacakları ve oturacakları evler, alacakları arabalar üstüneydi…

Yeryüzünde milyarlarca insan vardı ve hepsinin kendine göre hesabı kitabı, konuşması, dedikodusu vardı ve çoğu kişi yemek içmek için yaşıyordu ve sohbet de onların yaşamlarının ayrılmaz bir parçasıydı…

Nereye gitsem, otursam.. durmadan konuşan ve sohbet eden insanlarla karşılaşıyordum.. tek başına oturan veya dolaşan yoktu.. doğal olarak kitap okuma zamanları da olmuyordu bu insanların.. boş zamanları olduğunda da telefonlarına bakıyorlardı.. kitap okuyan pek kalmamıştı.. yazı yazan daha da azdı…






İlk yorum yapan siz olun