İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Soyut Resmi Anlamak

Ümit Gezgin

Resim bir ifade biçimi olarak kendini tanımlar.. neyi ifade eder resim.. daha çok sanatçısının izini sürer ve her görsel sanatçı, özellikle ressam, düşüncelerini, duygularını, kanaatlerini, yargılarını ve gözlemlerini anlatmanın peşinde koşar..

Soyut ressamların yaptıkları da aslında budur.. kendi duygularını, düşüncelerini, inanç ve değerlerini ve çevresel gözlemlerini anlatmanın peşindedir onlar da.. Evet, gözlemlerini bile anlatırlar soyut çalışmalarında.. Bakılsın Pollock’un yaptığı gerçekte nedir.. O akıtma tekniğiyle, yere serdiği devasa tuvallerin üzerine akıttığı, yansıttığı gerçekte neydi…

Renkler, biçimler her zaman aynı oranda ortaya çıkmaz.. Özellikle dışavurumcu plansız bir soyutlama mantığının içinde serbest bir çağrışım ve özgür bir anlatım gizlidir.. Olabildiğince bilinçakışı veya bilinçötesi tekniği boyutlarında sanatçı, kendi iç gerçekliğinin izini sürer ve iç gerçekliğini anlatmanın derdini yaşar..

Bunu, yani Orhan Veli‘nin anlatamama gerçekliğini, anlatmaya dönüştürmek için de yoğun bir çaba harcar.. Jackson Pollock‘un yaptığı da buydu.. Serbest bir teknikle, yere serdiği büyük boyutlu tuvallere duygularını, düşüncelerini, içgüdülerini anlatıyordu.. Gerçek anlamda bir soyut anlatımdı onun resmi.. çünkü soyutlamayla soyut çalışma arasında ciddi bir fark vardır.. Soyutlama maddeden ve gerçeklikten kopmama, onu yorumlama anlamına gelmektedir.. oysa soyut hiçbir gerçeklikle, özellikle görünür gerçeklikle alakası olmaması demektir…

Soyut resimde sanatçılar görünenin, anlaşılır bilincin ötesine geçmek isterler. Kendilerini özgür hissettikleri bir dünyaya, nesnesiz ve anlamsız bir dünyaya geçişin provaları gibidir yaptıkları soyut resimler.. Orda artık anlam kendini ortadan çeker.. Soyutluk içinde tuhaf bir sınırsızlık ve sonsuzluk hissi duyumsar soyut sanatçılar. Rastgele veya planlanmış ama dünyaya benzemeyen nesneler, çizgiler ve renk lekeleriyle bezenmiş resimsel kompozisyonlar oluşturan sanatçıların tek amacı kendilerini gerçekleştirmektir..

Sonra sanatın temeli özgürlük arayışı değil midir.. Soyut ressamlar bu sınırsızlığın, mutlak özgürlüğün peşinde koştururlar.. resim yapmak ve yaptıkları resimlerin de soyut olması ve mutlak sessizliğe ve özgürlüğe ulaşma atılımı olarak karşımızda durmaktadır..

Her türden soyut resim mevcuttur. Kimi statik, kimi dinamiktir.. Bu kişiliğin yansıması olarak ortaya çıkar.. Ama duyguların, düşüncelerin ve elbet karakterlerin de yansıması olarak karşımıza çıkar soyut resim.. Yoksa bir akılsal önerme ve çıkarsama değildir.. Dışavurumsal soyutlukla, akılsal, planlamalı soyutluk elbet farklıdır. Ama bir soyut resim ne kadar akılsal olursa olsun, insan duygu ve düşüncelerini yansıtmaktan kurtulunamaz.. İnsan duygu ve düşünceleri de soyuttur ve soyut resmi doğurur. Soyut sanatı yaşamının ve sanatsal var oluşunun merkezine yerleştiren ressamlar, sonsuzluk ve mutlak özgürlük özlemlerinin sonucu olarak soyuta yönelmiş sanatçılar olarak karşımıza çıkmaktadırlar…

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin