İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Gün Parçalı Bulutlu… Benim, Tuğrul Çutsay ve Kadir Uz’un Resim Dünyası…

Ümit Gezgin

Gün parçalı bulutlu.. gökyüzünde hep bulutlar görüyorum.. bulutlu bir vaziyette böyle devam edeceğini, söylüyor uzmanlar.. bu hafta hep bulutlu olacak, sonra da havalar açacak, diyorlar.. bütün televizyon kanalları, internet mecraları hep böyle söylüyor.. deprem sonrası mı acaba, Mayıs ayına doğru hızla ilerlediğimiz bir zamanda havalar da açacağına iyisinden bulutlu ve yağmurlu olmaya başlıyor, diyorum içimden…

Gün parçalı bulutlu.. kaldırımda yürüyorum, derin bir perspektife doğru.. ilerde çiçekçi var.. kadın da çiçekli şalvarıyla oturup, durmadan sigara içiyor.. şişman, memeleri sarkmış göbeğine doğru.. sarı bir gölgelik büyük şemsiyesiyle çevrede sıcak bir renk tonu oluşturuyor.. yol kenarında çiçekler, çalılar, cılız ve iri gövdeli ağaçlar var…

Gökyüzüne bakıyorum bulutlar aşağıya inmiş iyisinden.. küçük parçalar halinde bulutlar, yeşil yapraklı ağaçların üstünde, gri apartmanlara yapışmış.. depremden sonra yeni apartmanların yapımına biraz daha hız verilmiş gibi.. bugün pazar olduğu için, güneş de tüm bulutlanmalara rağmen zaman zaman da yüzünü gösterdiğinden.. herkes arabalarıyla yollara çıkmış.. ağır ağır Bostancı’ya ilerliyor trafik.. yoğun.. bazen ışıklarda birikme oluyor, geriden gelenler yavaşlıyor ve araçlar arasında kopmalar oluyor ve sakin görünüyor yol.. oysa bu pazar diğer günlerden daha yoğun.. herkes dışarda gibi duruyor.. resim çizeceğim kadrajları fotoğraflıyor ve sonra da onların resimlerini çizmeye davranıyorum… Resim hayata tutulmuş bir ayna.. aslında sanatçının aynası resim.. bildiğimiz, her şeyi ölçülü gösteren aynalardan değil.. ölçüsü bu aynaların, sanatçının karakteri, yaratıcı gücü…

Kendi resmime bakıyorum.. resimler üzerinde görüş ve düşüncelerimi açıklıyorum.. diğer arkadaşlarımın da resimlerine bakıyorum.. bazıları fantastik resimler, bazıları düşünce yüklü, kavramsal.. bazıları daha lirik ve hatta şiire yakın.. resimler de insanların görüş, düşünce ve duygularına, hedeflerine göre değişiyor.. hayatın değişmesi gibi resimler de değişiyor.. evrensel bir dile sahip olduğu için resimler, herkese hitap ediyor ve belli seviyedeki insanlar, hayatlarının içinde mutlaka edebiyatı ve görsel, plastik sanatları, sahne sanatlarını dahil ediyor, onlarsız yapamıyor.. hayatı anlamlandırmak, çoğaltmak ve zenginleştirmek için sanat şart.. sanat olmadan hayat da olmaz.. onu daha iyi anlıyor kültür ve sanata ilgi duyan, okuyan, yazan, sorunu ve kaygısı olan insanlar.. düşünce ufukları norman, sıradan insanlardan daha geniş olanlar…

Bakıyorum Tuğrul Çutsay’ın son yaptığı resim soyut düzenlemelerden oluşuyor.. bir tür soyut kavramsal düşünce aynı zamanda estetik seçimle daha başka boyutlara sıçramış durumda.. bilinen dünya ve kavram algısının dışında, iç dünyamızın saklı cevherlerini ortaya çıkarıyor.. bu düzenlemenin içinde şiirsel bir lirizm gizli, gizli olmasına ve bakan, alışkın bir değer görmeyince kendisini düşünceye sevkediyor ve resim de onda çoklu anlam alanları yaratıyor… Boyalara, lekelere, çizgilere bağlı olarak ilerliyor resim..içten gelen dalgalar şeklinde ve zaten soyut resim içgüdülerin izinde gelişir ve ama içsel de yine bir düzen vardır.. düzensizlik ancak çocuk resimlerinde mümkündür.. yetişkinlikte, sanat teorisi ve düşünce boyutu gelişmiş bir insanda resim soyut bile olsa, içgüdüsellik çocuklarda gibi olmaz, olamaz…

Kadir Uz’un yeni resim çalışmalarından örnek olan balıklı peyzajına gelecek olursak.. o da başka bir boyutta ilerler.. orada da mavi sonsuzluk içinde yüzen güzel kadın gözlü mavi, yeşil, sarı, kırmızı balıkları görürüz.. yine suyun derinliklerinde gözleri kapalı, düşüncelere, sonsuz hayallere dalmış, güzel bir genç kız silüeti de bizi karşılar.. denizin derinliklerinde olup biter her şey ve gökyüzünün gün aydınlığı, güneşin yakamozları şeklinde bir parça belirginlik kazanır.. yine ressamın önceki resimlerinden, bir tür kendine özgü anlatım ve tekniğinden kalma, piksel geometrik çizgisellikle yer yer tablo yüzeyinde gezinir ve tabloyla birlikte bir bütün oluşturur.. gölgelerin oluşturduğu, üç boyut hissinin devreye girmesi gibi bir oluş, anlatımdır bu…

Bulutlu bir günde.. hem dışarınan hem de hayattan, düşünceden, insandan beslenen resimlerde farklı gerçeklikler geziniyor.. her bir resim bir başka bulut olarak karşımıza çıkıyor.. hayat da öyle.. her an değişen gerçekliğiyle bizleri etkilemeyi sürdürüyor…

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin