Ümit Gezgin
Dünyanın hem en kolay hem de en zor uğraşı resim uğraşı olarak geliyor bana.. belli yöntemleri ve kuralları yok.. bu yüzden bazı kolaycı ressamlar kurallar ve yöntemler uydurarak veya belli akıma ve yönteme bağlı kalarak kolay olanı seçiyorlar…

Ama mesela Van Gogh resminin bir yöntemi ve kuralı yoktur.. çünkü O içinden geldiği gibi resim yapıyordu.. gerçeklikten yola çıkıyor ve soyut olana, kavramsal olana görsel olarak ulaşmaya çalışıyordu.. adeta içinde saklı kalmış mistisizmi dışarda, doğada, onun deviniminde arıyordu.. güçlü bir arayışı vardı.. bütün karmaşa ve psikolojik gel gitlerine rağmen tuhaf olarak onun resimleri savruk değildir.. hep disiplini barındırır…

Oysa ben resimde artık bitmemişliği, savruk ve kuralsızlığı arıyorum.. mutlak orantı, denge, ritmi ve güzellik değil.. çünkü doğa da insan da mükemmel değil.. hep bir tamamlanmamışlık var.. veya biz öyle hissediyoruz.. hep o eksiz pazılı tamamlamaya çalışmıyor muyuz hayatımız boyunca ve çoğu kere, çoğu insan tamamlayamadan, hatta ne olduğunu bilmeden, basit, fasit daire içinde ömür tüketiyor…


Kolay değildir resim çizmek.. özellikle somuta gönderimli, kavram ve anlam doğuran resimleri çizmek.. spontane soyut resimler daha kolaydır.. ama yine de onda bile bir denge, ritm, estetik gerçeklik olması gerekiyor.. tamamen olmasa bile bir dengeye kavuşması, bir olgunluğa ermesi gerekiyor resmin.. onun da öyle bir çırpıda çıkması veya resimsel deneyimi olmayan insanların eliyle oluşması o kadar kolay değildir…


Bazı ressamların yine bazı resimlerini kendi resimsel kimliğime daha yakın görüyorum.. bende de öyle yüksek ve titiz bir planlama yoktur.. bir iç mekanizma elbet işler.. çocukluğumdan beri resim çiziyorum ve yıllardır da resim derslerini teorileriyle birlikte veriyorum.. elbet bunlar da giderek bir alışkanlığa ve ustalığa dönüşüyor…






İlk yorum yapan siz olun