Ümit Gezgin
Sanatçı sanatını topluma adamaz.. o kendisi için sanatı var eder ve sürdürür.. sanat kendisini ifade etmenin aracıdır.. sanat olmadan yaşayamayacağını düşünür sanatçı.. çünkü kendini var etmenin gücü olarak konum alır hayatı içinde…

Sanatını toplum için sürdürdüğünü söyleyen sanatçı bile, aslında onu kendisi için yapıyordur.. üslubun oluşması için sanatın sanatçının kendisi için yapılması lazım.. üslubu, özgünlüğü olmayan sanatın toplum için olması bir anlam ifade etmez, zaten o sanat olmaz, olsa olsa zenaat olur, tasarım olur…

Sanatçı estetik deneyimini de anlatır.. kendi özgün duygu ve düşüncelerini ortaya çıkarır.. bu duygu ve düşünceler temelinde güzellik duygusunu da devreye sokar.. insandaki evrensel güzellik duygusu ve hissini ortaya çıkarır…

Sanatçı toplumun içinde yaşar.. açık hava ressamları, resmi sevdirir, nesilleri de sanat yoluyla eğitir.. sanat toplumdan beslenir ve topluma döner… Her iki bakış açısını da kesin çizgilerle ayırmak pek mümkün değil.. sanat sanat içindir önermesi bile aslında toplumu yansıtır.. insanı, toplumu yansıtmayan sanat olabilir mi…

Sanatçı kendi kişisel yaratıcılık gücünden belki sanatı yansıtır ama, sonuç olarak toplumda yankısını bulur.. insanları birbirine bağlar.. dünyayı başka gözle görmemizi sağlar… Bu geçmişte de böyledir.. gelecekte de böyle olacaktır…






İlk yorum yapan siz olun