İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kedi mutluydu.. hafiften de yağmur yağıyordu…

Ümit Gezgin

Hafiften bir yağmur yağıyordu kediyle göz göze geldiğimde.. akıllı kedi, duvarın üzerine çıkmış, yan gelip yatmıştı.. ilerde bir heykel vardı ve insanlar gelip geçiyordu…

Kızıltoprak’a doğru yürürken yağmur çiselemeye devam ediyor, insanlar da hızlı adımlarla yürüyordu.. işportacının yanından geçiyordu bazı insanlar.. işportacı da kaldırımı kaplayarak ilerliyordu.. Feneryolu’na oradan da Fenerbahçe’ye inecek.. zengin evlerden atacakları incik boncuk alacaktı…

Tarihi beyaz köşkü görüyordum.. anlı şanlı görünüyordu.. bakımsızdı ama, yine de yok olmamış, hiç değilse zamana direniyordu.. birçok köşk yıkılıp apartmanlaşmış, o da tek başına, ama dimdik ayakta kalmıştı…

Yaşlılar vardı ve ağır adımlarla otobüs duraklarına doğru gidiyorlardı.. kadınlar, erkekler vardı ve bazıları kafelerde oturuyor, kahvelerini içerken arkadaşlarıyla havadan sudan sohbet ediyorlardı.. gökyüzünde gri bulutlar vardı.. ara sıra yağmur salıveren gri bulutlar.. sonra beyaz kanatlı martılar.. onlar da çığlık çığlığa, neşeli neşeli uçup duruyorlardı gökyüzünde…

Yürüyerek gideyim, diyerek içimden Üsküdar’a doğru Söğütlüçeşme tren istasyonuna doğru yol kenarından ilerliyordum.. kadınlar, erkekler, çocuklar, öğrenciler.. araçları saymıyordum.. onlar sayılamayacak kadar çok ve gürültücüydü.. trafik ağır adımlarla ilerliyordu…

Kaldırımlarda çiçekçiler var.. dükkanlar açık ve bazı dükkanlar da boşalmış ve kiralık yazısı asılmış.. yağmur çiselemeye devam ediyor.. bazıları şemsiyelerine sığınıyorlar.. ben de bir kafeye sığınıyor ve kitabımı çıkararak okumaya başlıyor, yağmurun dinmesini beklerken.. bazı şeyleri de not defterime kaydediyorum…

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir