Nusret Karaca

10 Ekim 2026
Burgazada’dayız.
Sonbaharın ilk günleri…
Yıllardır sahil yolundan Martha Koyu yönüne yürürken yanından geçtiğimiz bir özgür adam var.
Burgazada üzerine fırsat buldukça yazan ben; sahil yolunda, zakkum çalılarının arasında kurduğu açık hava atölyesinde resim yapan, 16 Kasım 2020 tarihinde bir arkadaşıyla sohbet ederken objektifime takılan “bu renkli ada figürü” üzerine bir şeyler yazma fırsatı bulamamıştım.
Şimdi o fotoğrafın yanına, sorup öğrenerek ve araştırarak edindiğim kısa notlarımı ekleme zamanı.
Burgazadalılar ve adayı ziyaret edenler onu “Gönüllü Ressam Özgür” olarak tanıyor. İstanbul’un gürültüsünden ve karmaşasından kaçarak adaya yerleşmiş; sahil şeridini adeta bir açık hava galerisine dönüştürmüş.
Adanın simge figürlerinden biri hâline gelen Özgür Bey’in, buraya gelmeden önce profesyonel bir resim eğitimi ya da ressamlık geçmişi yokmuş. Burgazada’ya yerleştikten sonra sahilde denizi ve ışığı izlerken eline fırçayı almış; kendi kendini yetiştirerek resim yapmaya başlamış.
Ahşap panolar üzerine yaptığı tuvaller, eski sandalyeleri ve fırçalarıyla sahil yolunu kendine adeta bir atölye kılan Özgür Bey, adanın sokak kültürünün ayrılmaz bir parçası olmuş.
Evet…
Onun hakkında birkaç satır yazmamış olmak, Burgazada notlarımda hep bir eksiklik gibi duruyordu.
Sanırım şimdi tamamlandı.
Fotoğraf: Nusret Karaca Objektifi / 16 Kasım 2020
Not: Burgazada sahil yolunda yıllardır resim yapan ve adalıların “Gönüllü Ressam” olarak anımsadığı Özgür Bey’in, ada kültürünün bir parçası olarak kalması adına soyadı ve özel yaşam detaylarına bu yazıda yer verilmemiştir. Fotoğraf yazar arşivindendir.






İlk yorum yapan siz olun