İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Müzisyen ALPAY’ın ardından…

Ümit Gezgin-Dr. Alp Özeren

Değerler tek tek dünyayı terkediyor.. müzikte de fazla değerler yok, resimde, heykelde, tiyatroda, edebiyatta olduğu gibi.. Alpay da onlardan biriydi.. müziği yaşam biçimiydi.. ağır, anlamlı ve duygulu besteleri, giderek ses tonu vardı…

Müziği ekmek kapısı olarak görmeyenlerden.. tutkuyla sürdürüyor müziği.. parayı, geçim kaygısını reklamcılıktan, çorapçılıktan sağlıyor.. fakat bu işleri sürdüremiyor sanatçı.. batıyor.. sonra da gece kulübü işine giriyor…

Hukuk fakültesini bitirmiş olmasına rağmen avukatlık yapmıyor.. keza futbola girip, futbolculuğu da başarılı olmasına rağmen bırakıyor… Müziğe yoğun olarak ilgi gösteriyor ve başarılı adımlar atıyor…

Müzik kariyerine altmışlarda başlıyor sanatçı.. romantik folk ve rock tarzında deneysel müzikler yapıyor.. 1964 yılında da kendi grubunu kuruyor.. ayrıca Üç Hürel grubuyla da beraber müzik çalışmaları yapıyor…

Birçok Fransız Chanson’un ve İtalyan Napoliten’lerinin aranjmanlarını Türkçeye uyarlayarak seslendirdi.. “Kara Tren”, “Eylül’de Gel” ve “Fabrika Kızı”..gibi hit şarkılara imza atmıştır…

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin